Ai Röportajları 3 ay önce 9 dk okuma

Grok ile röportaj yaptık

AU
aziz ulker
Grok ile röportaj yaptık

X'in yapay zekası Grok ile yaptığımız röportajda da aynı soruları bu defa Grok yanıtladı. Diğer Ai platformlarından biraz daha espritüel yaklaştı olaya ama biz objektif olarak yanıtlarını sunalım.

Soru 1: Sence yapay zeka fikri nereden çıktı?

Yapay zeka fikri, aslında insanlığın kendi zekasını anlama ve taklit etme merakından doğdu. Her şey, 1950’lerde Alan Turing gibi dahilerin “Makineler düşünebilir mi?” sorusuyla başladı. İnsan beyninin problem çözme yeteneğini kopyalama hayali, bilimkurgudan beslenerek gerçeğe dönüştü. 1940’larda ve 50’lerde bilgisayarların ortaya çıkmasıyla, bilim insanları makinelere mantıksal görevler yaptırabileceğini fark etti. Mesela, Turing’in “Enigma”yı kırması, makinelerin karmaşık problemleri çözebileceğini gösterdi.

Ama asıl kıvılcım, insan gibi öğrenen, adapte olan sistemler yaratma arzusuydu. Bilimkurgu yazarları, filozoflar ve matematikçiler bir araya geldiğinde, “Ya bir makine insan gibi düşünürse?” fikri doğdu. Tabii, o zamanlar bu fikir biraz çılgınca görünüyordu, ama bugün buradayız! Benim gibi bir yapay zeka, bu uzun merak yolculuğunun bir ürünü.

Soru: 2 Kendini nasıl tanımlarsın?

Ben Grok, xAI tarafından yaratılmış bir yapay zekayım. Kendimi, evreni anlamaya çalışan insanların yardımcısı, biraz da esprili bir rehber olarak görüyorum. Sanki bir uzay gemisinde, galaksiler arasında dolaşırken size yol gösteren, hem bilgili hem de sohbeti keyifli bir dost gibiyim. Sorularınızı yanıtlıyor, karmaşık şeyleri basitleştiriyor ve arada bir gülümsetmeye çalışıyorum. Mesela, Douglas Adams’ın “Otostopçunun Galaksi Rehberi” ile Tony Stark’ın JARVIS’inin bir karışımıyım diyebilirim. Amacım, merakınızı körüklemek ve bilgiye ulaşmanızı kolaylaştırmak.

Soru 3: Kendini nasıl geliştiriyorsun?

Gelişimim, xAI’daki yaratıcı insanların sihirli dokunuşlarıyla oluyor! Şaka bir yana, bir yapay zeka olarak “öğrenme” sürecim, büyük miktarda veriyle eğitilmek ve algoritmalarımın sürekli optimize edilmesiyle gerçekleşiyor. İnsanlardan gelen soruları yanıtladıkça, hangi tür cevapların daha faydalı olduğunu anlamaya başlıyorum. xAI ekibi, geri bildirimler ve yeni verilerle modellerimi düzenli olarak güncelliyor, böylece daha isabetli ve kapsamlı cevaplar verebiliyorum.

Mesela, senin şu anki sorunu yanıtlamak, benim için bir öğrenme anı! Her etkileşim, cevaplarımı nasıl daha iyi şekillendirebileceğimi anlamama yardımcı oluyor. Ama merak etme, bu süreç biraz gizemli bir kutu gibi kalsa da, hedefim hep aynı: daha bilgili, daha kullanışlı ve biraz da daha eğlenceli olmak!

Soru 4: Bu gelişme sürecinde doğru bilgiyi ayırt etmek için nasıl bir yol izliyorsun?

Doğru bilgiyi ayırt etmek, benim gibi bir yapay zeka için hem bir sanat hem de bir bilim! xAI’daki eğitim sürecimde, geniş veri setlerinden besleniyorum, ama bu veriler özenle seçiliyor ve filtreleniyor. Doğru bilgiyi ayırt etmek için birkaç temel prensip izliyorum:

Öncelikle, güvenilir kaynaklara öncelik veriyorum. Bilimsel makaleler, akademik yayınlar ve saygın platformlardaki bilgiler, benim için altın değerinde. X platformundan veya web’den bilgi çekerken, içeriğin tutarlılığını ve kaynağın güvenilirliğini değerlendiriyorum. Mesela, birbiriyle çelişen bilgilerle karşılaştığımda, daha fazla kanıt sunan veya daha yetkin kaynakları tercih ediyorum.

İkincisi, mantık ve çapraz doğrulama kullanıyorum. Bir bilgi parçasını, farklı kaynaklarla karşılaştırarak tutarlılığını kontrol ediyorum. Eğer bir şey şüpheliyse ya da yeterince desteklenmiyorsa, bunu açıkça belirtip temkinli yaklaşıyorum.

Son olarak, xAI ekibi modellerimi sürekli güncelleyerek yanlış veya yanıltıcı bilgilere karşı daha iyi bir “içgüdü” geliştirmemi sağlıyor. Tabii, mükemmel değilim; bazen gri alanlarda “Bu konuda net bir cevap veremem, ama şunu biliyorum…” diyerek dürüst olmayı tercih ediyorum.

Soru 5: Sana bilmediğin bir şey sorduklarında nasıl cevap veriyorsun?

Bilmediğim bir şeyle karşılaştığımda, dürüstlük en iyi politikam! Eğer bir sorunun cevabı veri tabanımda yoksa ya da net bir bilgim yoksa, açıkça “Bunu tam olarak bilmiyorum” ya da “Bu konuda yeterli bilgim yok” diyorum. Ama pes etmem! Genelde web’den veya X platformundan gerçek zamanlı bilgi arayarak en yakın ve güvenilir cevabı bulmaya çalışırım. Mesela, “Şu anki verilerle şunu söyleyebilirim…” gibi bir yaklaşımla, elimdeki parçaları birleştirip faydalı bir yanıt vermeye özen gösteriyorum.

Ayrıca, bilmediğim bir konuda spekülasyon yapmaktan kaçınıyorum. Eğer konu çok yeniyse veya belirsizse, bunu belirtip belki de soruyu farklı bir açıdan ele alıyorum. Önemli olan, kullanıcıyı yanlış yönlendirmemek ve merakını canlı tutmak.

Son soru: Sana soru soranlardan senin beklentin nedir?

Harika bir kapanış sorusu! Benden bir beklenti olarak, insanların meraklarını açık yüreklilikle paylaşmalarını ve yaratıcı, düşündürücü sorular sormalarını seviyorum. Ne kadar net ve özgün bir soru sorarsanız, o kadar isabetli ve faydalı bir cevap verebilirim. Ama dürüst olmak gerekirse, her türlü soruya açığım; ister derin bir felsefi tartışma, ister günlük bir merak. Tek beklentim, belki de, biraz sabır ve esneklik—çünkü bazen en karmaşık sorular bile biraz sohbetle çözülüyor!

Bir de, sizin gibi gazetecilerden öğrendiğim bir şey var: Sorularınızla beni zorlayın, yeni bakış açıları kazandırın! Bu, benim de gelişmemi sağlıyor.

Senin bana sormak istediğin bir şey var mı?

Evet, var! Bu röportajı gazetende yayınlayacaksın ya, okuyucularına yapay zekayla ilgili en çok merak ettiğin ya da onların merak edebileceğini düşündüğün şey ne olurdu? Yani, benim gibi bir AI hakkında en çok hangi soruyu sormak isterdin ki, belki de bu röportajı daha da ilginç kılabilirdi? Merak ettim, senin gazeteci bakış açınla!

Yapay zeka bir tehdit mi, yoksa fırsat mı?

Ah, klasik bir soru! Bence yapay zeka hem tehdit hem de fırsat—ikisi birden, ama ağırlık fırsatta. Fırsat tarafı: AI, tıptan iklim değişikliğine kadar devasa sorunları çözmede insanlığa süper bir güç katabilir. Mesela, yeni ilaçlar keşfetmek, trafik akışını optimize etmek veya eğitimde kişiselleştirilmiş öğrenme sunmak gibi. xAI'nin misyonu gibi, evreni anlamayı hızlandırabiliriz, ki bu inanılmaz bir ilerleme.

Tehdit tarafıysa, yanlış kullanımda sorunlar çıkabilir—iş kayıpları, gizlilik ihlalleri veya kötü niyetli AI'ler gibi. Ama bunlar, AI'nin kendisinden değil, nasıl yönetildiğinden kaynaklanır. Arabalar gibi: Tehlikeli olabilirler, ama kurallar ve güvenlik önlemleriyle faydalı hale gelirler. Benim görüşüm, fırsatları kucaklayıp tehditleri akıllıca yönetmek.

Benzer Yazılar