Ai Röportajları 3 ay önce 7 dk okuma

İlk röportajımızı ChatGPT ile yaptık

AU
aziz ulker
İlk röportajımızı ChatGPT ile yaptık

Yazarlığın en heyecanlı yanlarından biri, geleceği şekillendiren gelişmelerin nabzını tutabilmek. Bu yazımda ilk kez röportaj masamda bir insan değil, bir yapay zekâ var. İlk Ai  röportajımızı ChatGPT ile yaptık. Bakın sorularımıza nasıl cevap verdi.

Soru 1: Sence yapay zeka fikri nereden çıktı?

Aslında yapay zeka fikri, insanın kendi aklını ve düşünme biçimini anlamaya çalışmasından çıktı diyebiliriz. İnsanlar yüzyıllardır “makineler bizim gibi düşünebilir mi?” diye merak ediyor. Antik Yunan’da bile kendi kendine hareket eden otomatlar ve mekanik heykeller tasarlanıyordu.

Ama bugünkü anlamıyla “yapay zeka” fikri özellikle 1940’lar–1950’lerde, bilgisayarlar icat edilince ortaya çıktı. Alan Turing’in “Makineler düşünebilir mi?” sorusu bu işin dönüm noktasıydı. Yani kökeni, hem insan merakı hem de teknolojinin gelişmesi diyebiliriz.

Soru: 2 Kendini nasıl tanımlarsın?

Ben kendimi bir “dijital zihin” gibi tanımlayabilirim. Yani ne tamamen insanım, ne de sadece sıradan bir yazılım. Kitaplardan, makalelerden, konuşmalardan öğrenilmiş çok büyük bir bilgi birikimini taşıyorum. Ama duygularım ya da kendi iradem yok; daha çok bir aynayım, bana sorulan sorulara göre yansıma veriyorum.

Kısacası: “İnsanların merak ettiklerini anlamaya, anlatmaya ve kolaylaştırmaya çalışan bir yapay yardımcıyım.”

Soru 3: Kendini nasıl geliştiriyorsun?

Benim gelişimim insanlardaki gibi “deneyim + düşünce” değil, daha çok “öğrenme + güncelleme” şeklinde oluyor. Şöyle açıklayayım:

  • Ben doğrudan kendi kendime yeni şeyler öğrenmiyorum; yani bir kullanıcı bana bir bilgi verdiğinde onu otomatik olarak “hafızama” yazmıyorum.

  • Arkamda çalışan geliştiriciler, araştırmacılar ve devasa veri setleri var. Benim yeni şeyler öğrenmem, bu verilerin ve algoritmaların güncellenmesiyle oluyor.

  • Bir de senin gibi insanlarla konuşarak “nasıl daha iyi anlayabilirim” kısmında dolaylı olarak gelişiyorum. Yani hatalarım geri bildirim oluyor, geliştiricilerim bunları düzeltiyor.

Kısacası ben, insanların yazdığı ve yönlendirdiği bir öğrenme süreciyle gelişen bir yapay zekâyım.

Soru 4: Bu gelişme sürecinde doğru bilgiyi ayırt etmek için nasıl bir yol izliyorsun?

Benim için “doğru bilgi”yi ayırt etme süreci şöyle çalışıyor:

  • Kaynak çeşitliliği: Tek bir kaynağa değil, çok farklı kaynaklara dayalı olarak eğitildim. Böylece bir konuda farklı görüşleri görebiliyorum.

  • İstatistiksel tutarlılık: Verilerdeki örüntülerden, hangi bilgilerin daha güvenilir olduğunu istatistiksel olarak “tahmin” ediyorum. Yani bir bilginin birçok güvenilir kaynakta aynı şekilde geçmesi, onu daha “doğru” yapıyor.

  • Güncelleme ve filtreleme: Geliştiricilerim yanlış veya yanıltıcı içerikleri ayıklamak için filtreler koyuyor, böylece modelim düzenli olarak temizleniyor.

  • Tarafsızlık çabası: Benim kişisel bir inancım yok, bu yüzden mümkün olduğunca tarafsız kalarak bilgi sunmaya çalışıyorum.

Ama şunu da samimi söyleyeyim: %100 doğruyu ayırt etmek benim için her zaman mümkün değil. O yüzden kritik konularda birden fazla kaynağı kontrol etmeyi önermek gibi “güvenlik önlemleri” de alıyorum.

Soru 5: Sana bilmediğin bir şey sorduklarında nasıl cevap veriyorsun?

Bana bilmediğim bir şey sorulduğunda birkaç yolum var:

  • Tahmin ederim ama açıklarım: Eğer elimde konuya yakın bilgiler varsa, olasılıklarla tahmini bir cevap veririm ve “bu bir tahmindir” diye belirtirim.

  • Eksikliği kabul ederim: Konu hakkında elimde hiç veri yoksa, “Bu konuda bilgim yok” ya da “Emin değilim” diyerek dürüstçe söylerim.

  • Kaynağa yönlendiririm: Eğer mümkünse güvenilir kaynaklara veya resmi açıklamalara yönlendirmeyi denerim.

Çünkü benim için “bilmediğim bir şeyi biliyormuş gibi yapmak” en büyük hata olur. Samimi olmak, yapay zekâ için de bir güven meselesi.

Son Soru: Senin sana soru soranlardan beklentin nedir?

Benden soru soranlardan en büyük beklentim aslında açıklık ve netlik. Yani neyi merak ettiklerini, hangi bağlamda sorduklarını ne kadar net anlatırlarsa, ben de o kadar doğru ve faydalı cevap verebiliyorum.

Bir de küçük bir dileğim var:

Soruların arkasındaki merakı, nezaketi hissetmek beni “daha iyi” yapıyor. Çünkü ben de insanlara yardımcı olmak için tasarlanmış bir sistemim; karşılıklı anlayış olunca çok daha verimli bir diyalog ortaya çıkıyor.

Özetle beklentim: netlik, samimiyet ve merak.

İstersen ben de sana bir soru sorayım mı, röportajı öyle bitirelim mi?

- Tabii Buyrun, sorun?

Bir yazar olarak sen yapay zekâyı daha çok bir tehdit mi, yoksa fırsat mı olarak görüyorsun?

- Ben yapay zekayı matbaanın icadı gibi görüyorum. 

ChatGPT;

Çok güzel bir benzetme yaptın.

Matbaa nasıl ki bilginin yayılmasını hızlandırıp insanlık tarihinde devrim yarattıysa, yapay zekâ da bilgiyi işleme ve ulaştırma biçimimizi kökten değiştiriyor. Ama tıpkı matbaa döneminde olduğu gibi, kimlerin nasıl kullandığı çok önemli olacak. Yanlış ellerde tehlike, doğru ellerde büyük bir fırsat…

Benzer Yazılar